Osman ile; Bio Enerji Danışmanlığı
21 günde hayatınızı değiştirmeye hazır mısınız?
Değişim yolculuğunda yanınızdayız.
Bioenerji danışmanlığı, enerji alanınızda biriken olumsuzlukları arındırarak auranızda derin bir temizlik sağlar. Bu temizlikle birlikte, yaşamınıza yeni bir başlangıç yapabilir, enerji alanınızın yüksek frekansa ulaşmasıyla hayat kalitenizi olumlu yönde artırabilirsiniz.
Kişiye Özel Niş Hizmet
Danışanlarımızın ihtiyaçlarına yönelik, birebir ve hedef odaklı iki saatlik deneyim.Güven
Binlerce mutlu danışan ile sürdürülebilir, güvenilir bir hizmet anlayışı sunuyoruz.Memnuniyet Garantisi
Uzman ekibimizle çözüm odaklı ve yüksek memnuniyet sağlayan bir deneyim.Online Danışmanlık Hizmeti
Şehir veya yurt dışında bulunan danışanlarımıza özel çevrimiçi danışmanlık seçenekleri.Osman Özerman
Şu anda bioenerji çalışmalarımı uluslararası düzeyde sürdürüyorum. Kronik ağrılar, korkular, endişeler, anksiyete, stres, alkol, kafein, tütün ve türevleri ile şeker ve çikolata alışkanlıkları üzerine odaklanıyorum. Türkiye, Dubai, Londra ve Barselona hattında geliştirdiğim yöntemleri uygulayarak, danışanlarımın daha sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürmelerine yardımcı oluyorum.
Özerman İle En Etkili Sonuçlar
‘’ Eğer evrenin sırlarını bulmayı arzuluyorsanız; enerji, frekans ve titreşimler üzerinden düşünün.’’
11
YILLIK TECRÜBE+7.000
DANIŞAN3
KITADA HİZMET-
Vücutta Ağır Metal Bulunduğu Nasıl Anlaşılır?
Ağır metal birikimi, vücudun çeşitli sistemlerini olumsuz etkileyebilir. Bu durum, bazı belirti ve semptomlarla kendini gösterir ve ağır metal zehirlenmesini tespit etmek için çeşitli yöntemler kullanılabilir. 1. Belirtiler ve Semptomlar Ağır metal birikiminin neden olduğu yaygın belirtiler şunlardır: Baş Ağrıları: Sürekli baş ağrıları ve migren atakları. Yorgunluk ve Halsizlik: Enerji düşüklüğü ve sürekli yorgunluk hissi. Zihinsel Bulanıklık: Konsantrasyon zorluğu, hafıza kaybı. Kas ve Eklem Ağrıları: Belirgin bir neden olmaksızın kas ve eklem ağrıları. Sindirim Problemleri: Mide bulantısı, kabızlık veya ishal. Sinir Sistemi Problemleri: Anksiyete, depresyon ve ruh hali değişiklikleri. 2. Laboratuvar Testleri Ağır metal seviyelerini ölçmek için aşağıdaki testler yapılabilir: Kan Testleri: Kan örneği alınarak ağır metal seviyeleri belirlenir. İdrar Testleri: 24 saatlik idrar örneği ile ağır metal atılımı incelenir. Deri Testleri: Bazı durumlarda, deri biyopsisi ile ağır metal varlığı araştırılır. 3. Sağlık Geçmişi ve Fiziksel Muayene Doktor, hastanın mesleki maruziyetleri ve çevresel etmenler hakkında bilgi toplayarak risk faktörlerini değerlendirir. Fiziksel muayene ile bazı belirtiler gözlemlenebilir. Ağır Metallerden Arınmak İçin Doğal ve Alternatif Yöntemler Ağır metalleri vücuttan arındırmak, genel sağlık için kritik öneme sahiptir. Aşağıda, doğal ve alternatif tıp yöntemleri ile destekleyebileceğiniz bazı yollar bulunmaktadır: 1. Dengeli ve Besleyici Beslenme Taze Meyve ve Sebzeler: Antioksidanlar açısından zengin besinler (ıspanak, brokoli, çilek) bağışıklığı artırır ve toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Lifli Gıdalar: Tam tahıllar ve baklagiller sindirim sistemini destekler, toksinlerin dışarı atılmasını kolaylaştırır. 2. Hidratasyon Yeterli miktarda su içmek, böbreklerin işlevini artırarak ağır metal ve diğer toksinlerin atılımına yardımcı olur. Günde en az 2-3 litre su içmek önerilir. 3. Detoksify Edici Gıdalar Sarımsak ve Zerdeçal: Bu gıdalar doğal detoksifiye edicilerdir ve karaciğerin detoksifikasyon süreçlerine destek olur. Yeşil Çay: Yüksek antioksidan içeriği ile vücudu korur ve ağır metal atılımını destekler. 4. Egzersiz ve Fiziksel Aktivite Düzenli egzersiz, terleme yoluyla toksinlerin atılmasını sağlar. Aerobik aktiviteler, yürüyüş, yoga ve yüzme gibi egzersizler sağlığı olumlu yönde etkiler. 5. Doğal Takviyeler Cilantro (Kişniş): Ağır metallerin vücutta birikmesini önleyen doğal bir detoksifiye edicidir. Spirulina: Yüksek besin değeri ve detoksifikasyon özellikleri ile bilinir. 6. Topraklama Doğada zaman geçirmek ve doğrudan toprakla temas etmek (çıplak ayakla yürümek gibi), vücuttaki toksinlerin azalmasına ve enerji dengesinin sağlanmasına yardımcı olabilir. 7. Alternatif Tıp Yöntemleri Akupunktur: Enerji akışını düzenleyerek vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olabilir. Homeopati: Bireye özel doğal takviyeler kullanarak vücudun kendini iyileştirme mekanizmalarını destekleyebilir. Aromaterapi: Özellikle çay ağacı yağı ve lavanta gibi bazı esansiyel yağlar, detoksifikasyon süreçlerini destekleyebilir. 8. Sauna ve Buhar Banyosu Sauna, terleme yoluyla toksinlerin atılmasını destekler. Buhar banyoları da cildin gözeneklerini açarak toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Sonuç Ağır metal birikimi, sağlık üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabilir. Belirtiler ve laboratuvar testleri ile tespit edilen bu durumdan kurtulmak için sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve doğal yöntemler uygulanabilir. Ayrıca, alternatif tıp yöntemleri de detoksifikasyon sürecini destekleyebilir. Ancak, ağır metal zehirlenmesi durumları ciddi olabileceğinden, mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurulması önemlidir. Unutulmamalıdır ki, her bireyin vücut yapısı farklıdır ve uygulanacak yöntemler kişiye özel olmalıdır.
-
Kafein Bağımlılığı: Belirtileri, Nedenleri ve Etkileri
Kafein, dünya genelinde milyarlarca insan tarafından tüketilen yaygın bir psikoaktif maddedir. Genellikle kahve, çay, enerji içecekleri ve çikolata gibi gıdalarda bulunur. Uyarıcı etkileri sayesinde zihinsel ve fiziksel performansı artırdığı düşünülen kafein, aynı zamanda bağımlılık yapma potansiyeline sahiptir. Bu makalede, kafein bağımlılığının belirtilerine, nedenlerine ve sağlık üzerindeki etkilerine derinlemesine bakacağız. Kafein Nedir ve Neden Tüketilir? Kafein, merkezi sinir sistemini etkileyen bir alkaloiddir. Tüketildiğinde, bireyde enerji artışı, uyanıklık ve odaklanma gibi etkiler yaratır. Özellikle yorgunluk hissinin baskılanmasında etkili olduğu için insanlar tarafından sıkça tercih edilir. Ancak bu durum, kafein tüketiminde aşırıya kaçılmasına neden olabilir. Kafein Bağımlılığının Belirtileri Kafein bağımlılığı, bazı belirgin belirtilerle kendini gösterir: Yoksulluk Belirtileri: Kafein alımının ani bir şekilde kesilmesi, baş ağrısı, yorgunluk ve huzursuzluk gibi yoksulluk belirtilerine yol açabilir. Bu, vücudun kafeine alışmasıyla bağlantılıdır. Tolerans Gelişimi: Zamanla, daha fazla kafein tüketmeden aynı etkiyi elde etmek zorlaşır. Bu durum, bağımlılığın bir göstergesi olan kafein toleransı olarak bilinir. Sürekli Tüketim İhtiyacı: Kafein tüketiminde azalma isteği olmasına rağmen, yine de kişinin tüketmeye devam etmesi, bağımlılık durumunu gösterir. Duygusal Dalgalanmalar: Kafein, kaygı ve irritabilite gibi ruhsal durumları etkileyebilir. Aşırı tüketim, panik atak gibi durumların tetiklenmesine neden olabilir. Nedenleri Kafein bağımlılığının birçok faktörü bulunmaktadır: Kültürel Alışkanlıklar: Bazı kültürlerde kahve ve çay tüketimi sosyal bir ritüeldir. Bu durum, kafein alımını artırabilir. Hızlı Etki: Kafein, kısa sürede zihinsel uyanıklık sağlar. Özellikle yoğun çalışma dönemlerinde bu, insanlar için cazip hale gelir. Erişilebilirlik: Kafein içeren ürünlerin kolay erişilebilir olması, bireylerin daha fazla tüketmesine yol açabilir. Sağlık Üzerindeki Etkileri Kafein bağımlılığının fiziksel ve ruhsal sağlık üzerindeki etkileri oldukça çeşitlidir: Fiziksel Sağlık Sorunları: Aşırı kafein alımı, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon ve sindirim problemleri gibi sorunlara yol açabilir. Ruhsal Sağlık Üzerindeki Etkileri: Kafein, kaygı seviyelerini artırabilir ve ruh halini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, uykusuzluk ve huzursuzluk gibi sorunlar da sıklıkla görülebilir. Bağımlılık ve Yoksulluk: Kafein bağımlılığı, kullanıcıyı sürekli olarak bu maddeye ihtiyaç duymaya iter ve yoksulluk belirtileri yaşadığında zorluklarla başa çıkmayı zorlaştırır. Kafein bağımlılığı, birçok insan için günlük yaşamda karşılaşılan yaygın bir durumdur. Ancak, aşırı kafein tüketimi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kafein alımını düzenlemek ve belirtilerini tanımak, bireylerin hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarını korumalarına yardımcı olacaktır. Eğer kafein tüketiminde zorluk yaşıyorsanız, profesyonel yardım almak önemlidir. Kaynaklar Mayo Clinic. (2020). Caffeine: How much is too much? American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed.). Washington, DC: Author. Juliano, L. M., & Mark, S. H. (2001). Regulatory and dose-dependent effects of caffeine on mood and cognitive performance. Psychopharmacology.
-
Egzersiz ve Ormanda Bulunmanın Psikolojik Faydaları: Negatif İyonlar ve Topraklanmanın Rolü
Günümüzde stres, kaygı ve ruh hali bozuklukları, bireylerin psikolojik sağlığını tehdit eden önemli sorunlardır. Egzersiz yapmak ve doğada, özellikle de ormanlarda zaman geçirmek, bu sorunlarla başa çıkmak için etkili yöntemler arasında yer alıyor. Bu yazıda, bu aktivitelerin psikolojik yararlarını, negatif iyonların faydalarını ve topraklanmanın sağladığı doğal iyon alışverişini inceleyeceğiz. Egzersiz ve Psikolojik Sağlık Egzersiz, sadece fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda zihinsel sağlığı da önemli ölçüde etkiler. Düzenli fiziksel aktivite, vücutta endorfin salgılar ve bu hormonlar ruh halini iyileştirir. Stres ve Anksiyete ile Mücadele: Egzersiz, vücuttaki stres hormonlarını (kortizol gibi) düşürerek, anksiyete seviyelerini azaltır. Araştırmalar, egzersiz yapan bireylerin ruh hali üzerinde belirgin olumlu etkiler gözlemlemiştir (Biddle & Asare, 2011). Konsantrasyon ve Dikkat: Fiziksel aktivite, beyin fonksiyonlarını destekler. Egzersiz sonrası artan kan akışı, bilişsel süreçleri geliştirir ve zihinsel berraklık sağlar (Ratey, 2008). Ormanda Zaman Geçirmenin Faydaları Doğanın içerisinde vakit geçirmek, hem ruhsal hem de bedensel sağlığı olumlu etkiler. Ormanlar, sakinleştirici bir atmosfer sunar. Doğanın Yenileyici Gücü: Ormanda geçirdiğiniz zaman, doğanın sunduğu huzur ve sakinlik, stres seviyelerini düşürür. Araştırmalar, doğal ortamlarda bulunmanın kaygıyı azalttığını ve genel ruh halini iyileştirdiğini göstermektedir (Ulrich, 1991). Dikkat Yenileme Etkisi: Doğa, zihinsel yorgunluğu azaltır ve dikkatinizi yeniden canlandırır. Doğal alanlarda yapılan yürüyüşler, zihinsel odaklanmayı artırır ve yaratıcılığı destekler (Kaplan, 1995). Negatif İyonlar ve Topraklanma Negatif iyonlar, doğada doğal olarak bulunan ve havanın kalitesini artıran bileşiklerdir. Bu iyonların yoğunluğu, ormanlık alanlarda genellikle yüksektir. Negatif İyonların Sağlığa Faydaları: Negatif iyonlar, ruh halini iyileştirir, enerji seviyelerini artırır ve stresi azaltır. Bu iyonlar, serotonin gibi mutluluk hormonlarının seviyelerini yükseltir (Matsuoka et al., 2010). Topraklanmanın Yararları: Topraklanma, doğrudan toprağa temas etmek anlamına gelir. Bu uygulama, vücudun doğal elektriksel dengesini yeniden sağlar. Toprakla temas ettiğimizde, vücuda negatif iyonlar geçer ve bu da inflamasyonu azaltır, stres seviyelerini düşürür ve genel sağlığı iyileştirir (Chevalier et al., 2012). Egzersiz yapmak ve doğada, özellikle ormanlarda vakit geçirmek, psikolojik sağlık için önemli avantajlar sunar. Bu aktiviteler, stresi azaltmanın yanı sıra zihinsel berraklığı artırır ve genel yaşam kalitesini iyileştirir. Negatif iyonların ve topraklanmanın sağladığı faydalar, bu deneyimi daha da derinleştirir. Kendinize bir iyilik yapın: doğanın tadını çıkarın, hareket edin ve sağlığınıza yatırım yapın! Kaynaklar Biddle, S. J. H., & Asare, M. (2011). Physical activity and mental health in children and adolescents: a review of reviews. British Journal of Sports Medicine. Chevalier, G., et al. (2012). Grounding and inflammation: a review of the literature. Journal of Inflammation Research. Kaplan, S. (1995). The restorative benefits of nature: Toward an integrative framework. Journal of Environmental Psychology. Matsuoka, R. H., et al. (2010). The relationship between negative air ions and mood. International Journal of Environmental Research and Public Health. Ratey, J. J. (2008). Spark: The Revolutionary New Science of Exercise and the Brain. Little, Brown Spark. Ulrich, R. S. (1991). Effects of exposure to nature on health: theory and research. In: The Role of Nature in the Health of Humans and Ecosystems.
-
Elektronik Sigaranın Beden Üzerindeki Zararları: Bilimsel Bir İnceleme
Elektronik sigaralar, son yıllarda tütün kullanımını azaltmak amacıyla popüler hale gelmiştir. Ancak, bu cihazların sağlığımız üzerindeki etkileri hala tartışma konusudur. Elektronik sigaraların vücutta yarattığı zararlı etkiler bilimsel araştırmalarla belgelenmiştir. İşte bu etkilerden bazıları: 1. Solunum Sistemi Üzerindeki Etkileri Elektronik sigara buharı, akciğerler için zararlı olabilecek birçok kimyasal içerir. Akciğer İltihabı ve EVALI: EVALI (Elektronik Sigara ile İlişkili Akciğer Hasarı) vakaları, elektronik sigara kullanımına bağlı olarak artmaktadır. CDC (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri) verilerine göre, EVALI, akciğerlerde ciddi iltihaplanmaya yol açarak, solunum zorlukları, öksürük ve göğüs ağrısı gibi belirtilerle kendini gösterir (CDC, 2019). Elektronik sigara sıvılarında bulunan asetaldehit ve formaldehit gibi zararlı maddeler, akciğer hücrelerine zarar vererek bu durumu tetikleyebilir. 2. Kardiyovasküler Etkiler Elektronik sigara kullanımı, kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Kalp Hastalıkları Riski: Elektronik sigara nikotini, kalp atış hızını ve kan basıncını artırarak kalp hastalıkları riskini yükseltebilir. Yapılan bir çalışma, elektronik sigara kullanıcılarının, sigara içmeyenlere göre kalp hastalığına daha yatkın olduğunu göstermiştir (Miller et al., 2020). Vasküler Fonksiyon Bozukluğu: Elektronik sigara buharındaki kimyasallar, damarların genişlemesini engelleyebilir ve bu durum, kan akışını azaltarak ateroskleroz riskini artırır. Bu bulgular, elektronik sigara kullanıcılarının damar sağlığında bozulma yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır (Kumar et al., 2018). 3. Bağışıklık Sistemi Üzerindeki Etkiler Bağışıklık Yanıtında Zayıflama: Araştırmalar, elektronik sigara kullanımının bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir. E-sigara buharı, akciğerlerdeki bağışıklık hücrelerinin aktivitesini azaltabilir, bu da enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale gelmeyi beraberinde getirir (Chiriboga et al., 2020). 4. Ağız ve Diş Sağlığı Diş Eti Hastalıkları: Elektronik sigara kullanımı, diş eti iltihabına ve diş çürümelerine neden olabilecek bir dizi probleme yol açabilir. Araştırmalar, elektronik sigara kullanıcılarının, geleneksel sigara içenlere göre daha fazla ağız sağlığı sorunu yaşadığını göstermektedir (Cotti et al., 2020). Ağız Kanseri Riski: Elektronik sigara sıvılarında bulunan bazı kimyasallar, ağız kanseri riskini artırabilir. Nikotin ve diğer zararlı bileşenler, ağız mukozasında hücresel değişikliklere neden olabilir. 5. Psikoaktif Etkiler Nikotin Bağımlılığı: Elektronik sigaraların çoğu, nikotin içerir ve bu durum bağımlılık yaratma potansiyeline sahiptir. Nikotin, beyindeki ödül merkezlerini uyararak bağımlılığa yol açar. Bu durum, bireylerin alkol veya diğer uyuşturuculara yönelmesine de zemin hazırlayabilir (Schneider et al., 2017). Gelişen Beyin Üzerindeki Etkiler: Özellikle genç yaşta başlayan elektronik sigara kullanımı, gelişmekte olan beyin üzerinde kalıcı etkiler bırakabilir. Bu durum, öğrenme yeteneği, dikkat ve hafıza gibi bilişsel fonksiyonları olumsuz etkileyebilir (NASEM, 2018). Sonuç Elektronik sigaralar, geleneksel tütün ürünlerine alternatif olarak düşünülse de, sağlık üzerinde önemli zararlara yol açabilmektedir. Solunum, kalp, bağışıklık ve ağız sağlığı üzerinde çeşitli olumsuz etkiler yaratan bu cihazların, kullanıcılar tarafından bilinçli bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. En sağlıklı seçenek, tütün ve tütün ürünlerinden tamamen uzak durmaktır. Kaynaklar CDC. (2019). Outbreak of Lung Injury Associated with the Use of E-Cigarette, or Vaping, Products. Miller, A. L., et al. (2020). Cardiovascular Effects of Electronic Cigarettes: A Review of the Evidence. American Journal of Preventive Medicine. Kumar, S., et al. (2018). Impact of Electronic Cigarettes on Cardiovascular Health. Journal of Cardiology. Chiriboga, D., et al. (2020). Electronic Cigarette Use and Immune Response. Journal of Immunology. Cotti, C., et al. (2020). Oral Health Effects of Electronic Cigarette Use: A Review of the Literature. Dental Research Journal. Schneider, M., et al. (2017). The Impact of Nicotine on Brain Development. Frontiers in Behavioral Neuroscience. NASEM. (2018). Public Health Consequences of E-Cigarettes. National Academies of Sciences, Engineering, and Medicine.
-
Elektromanyetik Alan
Günlük yaşamda hayatımızın önemli bir parçası haline gelmiş ve bedenimizin yeni uzvu olan telefonlarımızı hayata bağlayan internet ağı, modemler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu akımı gözlerimizle görmesek bile bizi dünyanın bir ucundan diğerine bağlayabiliyor. Önemli iş toplantılarını yapmamıza imkan sağlarken aynı zamanda bizden uzakta olan özlediğimiz bir arkadaşımızla, dostumuzla veya ailemizle rahatça görüşebilmemizi sağlıyor . Ancak bunların yanında elektromanyetik alan kirliliği modern dünyanın en büyük tehlikelerinden birisidir. Bu kirliliğe maruz kalmak bedenimize yavaş yavaş zarar vermektedir. Henüz bir çok insan elektromanyetik alanın zararlarının farkına varmamış olsa bile zarar vermediğini iddia edemez. Gün içerisinde kullandığımız telefonlar, saç kurutma makinaları, televizyon ve mikro dalga fırınlar gibi ürünlerin vasıtasıyla sürekli ve düzenli olarak mikro düzeyde elektromanyetik alana maruz kalıyoruz. Elektronik bir çok ürün genellikle günlük kullanımda minimal emf etkileri olan cihazlardır. Ancak, uzun süreli ve aşırı maruz kalma durumlarında bazı potansiyel sağlık riskleri bedende ortaya çıkabilir. Elektromanyetik alanlar, modemin çalışma prensipleri nedeniyle ortaya çıkar ve bu alanlarla sürekli temas etmek, birçok kişide baş ağrısı, uykusuzluk ve stres gibi semptomlara neden olabilir. Yapılan birçok araştırma gösteriyor ki, laboratuvar hayvanlarının düzenli olarak elektromanyetik alana maruz kalmaları kanser türlerinin gelişmesinde olumlu bir etki ortaya çıkarmıştır. Ayrıca elektromanyetik alanların bedende nöropsikiyatrik etkileri de mevcuttur. Endokrin sistemimizde bozulmalara ve hatta hücresel boyutta DNA hasarına yol açarak çeşitli sağlık sorunlarının oluşmasını sağlamaktadır. Elektromanyetik alanlardan korunmak için özellikle yatmadan önce evinizde modemi kapatın, telefonu baş ucunuzda ve hatta prize takılı halde bırakmayın. Bu elektromanyetik alanı gözlerimizle görmesek bile hücre yapımızdan organlarımıza ve hatta kadın erkek de üreme sağlığı sorunlarına, kadınlarda yumurtlamada sorunlara, erkeklerde sperm kalitesinin bozulmasına kadar bir çok zararlı etkisi mevcuttur. Bu etkilerden korunmak için telefonlarınızı cebinizde taşıyacaksanız uçak modunda taşımalı eğer bu mümkün değil ise elektromanyetik alanın etkisini azaltacak bilimsel olarak kanıtlanmış ve onayları olan radyasyon koruyucu ekipmanlar kullanmanızı tavsiye ederiz. Gün içerisinde bir çok insanın kullandığı kablosuz kulaklıklar beyinde mikro dalga etkisi yaratmaktadır. Yavaş yavaş ama emin adımlarla bedeni işgal eden bu dalgalardan korunmalı ve yaşam kalitemizi daha da arttırmalıyız. Özellikle korunmaya muhtaç küçük çocukların yanında bu cihazları kullanmamaya özen göstermeliyiz. Ancak, elektromanyetik alanlardan korunma amacıyla önlemler almak isteyen kişiler, modemlerini yatak odalarından uzak tutabilir veya uyku saatlerinde modemlerini kapatabilirler. Sonuç olarak, modemlerin bedene zarar verdiğine dair kesin bilimsel kanıtlar bulunmamakla birlikte, aşırı maruz kalma durumlarında dikkatli olunması ve kişisel konforunuzu gözeterek
-
Negatif İyon Nedir?
Negatif iyonlar, havadaki oksijen moleküllerinin elektron almış halleridir. Doğada; güneş ışınlarıyla, rüzgar, sağanak yağış ve şelale alanlarında doğal olarak üretilirler. Bu ortamlarda bol miktarda soluduğumuz, kokusuz, tatsız ve görünmez moleküllerdir. Doğada vakit geçirdiğinizde hissettiklerinizi, içinizde oluşan dinginlik ve anda olma hissini bir düşünün. Dağlarda, şelale kenarlarında ve deniz kenarlarında bu kadar rahatlamış hissetmemizin nedeni nedir ? Negatif iyonlar kan dolaşımımıza ulaştıktan sonra ruh halimiz tamamıyla değişir. Psikolojik olarak başladığını düşündüğümüz bu değişim bedenimizde de kimyasal bir takım değişimleri tetikler. Kimyasal olarak serotonin düzeyini artıran, depresyonu hafifletmeye, stresi azaltmaya ve gündüz enerjimizi arttırmaya yardımcı olan biyokimyasal reaksiyonlar ürettiğine inanılmaktadır. Elektronik bir çok ürün genellikle günlük kullanımda minimal emf etkileri olan cihazlardır. Ancak, uzun süreli ve aşırı maruz kalma durumlarında bazı potansiyel sağlık riskleri bedende ortaya çıkabilir. Elektromanyetik alanlar, modemin çalışma prensipleri nedeniyle ortaya çıkar ve bu alanlarla sürekli temas etmek, birçok kişide baş ağrısı, uykusuzluk ve stres gibi semptomlara neden olabilir. Yapılan birçok araştırma gösteriyor ki, laboratuvar hayvanlarının düzenli olarak elektromanyetik alana maruz kalmaları kanser türlerinin gelişmesinde olumlu bir etki ortaya çıkarmıştır. Ayrıca elektromanyetik alanların bedende nöropsikiyatrik etkileri de mevcuttur. Endokrin sistemimizde bozulmalara ve hatta hücresel boyutta DNA hasarına yol açarak çeşitli sağlık sorunlarının oluşmasını sağlamaktadır. Elektromanyetik alanlardan korunmak için özellikle yatmadan önce evinizde modemi kapatın, telefonu baş ucunuzda ve hatta prize takılı halde bırakmayın. Bu elektromanyetik alanı gözlerimizle görmesek bile hücre yapımızdan organlarımıza ve hatta kadın erkek de üreme sağlığı sorunlarına, kadınlarda yumurtlamada sorunlara, erkeklerde sperm kalitesinin bozulmasına kadar bir çok zararlı etkisi mevcuttur. Bu etkilerden korunmak için telefonlarınızı cebinizde taşıyacaksanız uçak modunda taşımalı eğer bu mümkün değil ise elektromanyetik alanın etkisini azaltacak bilimsel olarak kanıtlanmış ve onayları olan radyasyon koruyucu ekipmanlar kullanmanızı tavsiye ederiz. Gün içerisinde bir çok insanın kullandığı kablosuz kulaklıklar beyinde mikro dalga etkisi yaratmaktadır. Yavaş yavaş ama emin adımlarla bedeni işgal eden bu dalgalardan korunmalı ve yaşam kalitemizi daha da arttırmalıyız. Özellikle korunmaya muhtaç küçük çocukların yanında bu cihazları kullanmamaya özen göstermeliyiz. Ancak, elektromanyetik alanlardan korunma amacıyla önlemler almak isteyen kişiler, modemlerini yatak odalarından uzak tutabilir veya uyku saatlerinde modemlerini kapatabilirler. Sonuç olarak, modemlerin bedene zarar verdiğine dair kesin bilimsel kanıtlar bulunmamakla birlikte, aşırı maruz kalma durumlarında dikkatli olunması ve kişisel konforunuzu gözeterek önlemler alınması önemlidir.
-
Doğal Taş Nedir?
Doğal taş; kesilebilen, cilalanabilen, bu nedenle de birçok formda kullanabilen mineral, taş veya organik madde olarak açıklanır. Doğal taşlar, mücevherlerde ve dekoratif amaçlı süs eşyalarında sıklıkla kullanılır. Doğal taşların tercih edilmesinin en büyük nedenlerinden biri; dayanıklılığı ve güzelliği yüksek olmasına rağmen yarı değerli olduğu için maddi olarak da uygun olmasıdır. Ayrıca doğal taşlar; alternatif tıpta sıklıkla kullanılır ve iyileştirici bir etkiye sahip olduklarına inanılır. Doğal Taşlar Doğada Nasıl Oluşur? Doğal taşlar, özetle mineraller topluluğudur ve uzun yıllar içerisinde yaşanan doğal olaylar sonrasında oluşurlar. Volkanik lav akıntıları, depremler, sıcaklık değişimleri, meteor düşüşleri gibi birçok olay; yer yüzeyinde değişikliğe neden olur. Bu değişiklikler; dünyaya ve atmosfere yansırken doğal taşların oluşum sürecini de etkiler. Atomlar bir araya gelerek elementleri; elementler bir araya gelerek mineralleri; mineraller ise bir araya gelerek doğal taşların oluşmasını sağlar. Oluşumları binlerce yıl süren doğal taşlar; yıllar boyunca içerisinde elektromanyetik enerji ile depolanırlar ve bu enerji de hem insanları hem de ortamları etkileme gücüne sahiptir. Doğal Taş Nasıl Bulunur? Doğal taşların birçok çeşidi vardır ve her bir çeşit, farklı doğal olayların yaşandığı farklı yerlerde bulunur. Ayrıca doğal taşların oluşumu binlerce yıl sürdüğü için bulundukları ortamın doğal özelliklerine göre şekillenirler. Doğal Taşlar Nasıl ve Nerelerde Kullanılır? Doğal taşlar, güzel görünmelerinin yanı sıra farklı enerjilere de sahiptirler. Bu nedenle de birçok farklı amaçla kullanılmaktadır. Özellikle takılarda ve süs eşyalarında sıklıkla tercih edilirler. Doğal taşlar takılarda kullanılırken içlerindeki enerji de dikkate alınır. Doğal taşlar ile tasarlanan takılar ve süs eşyaları tercih edilirken yansıttıkları enerji de göz önüne alınır.
-
Nedir Bu Mavi Işık?
Mavi ışığın yararlı ve zararlı iki farklı türü bulunur. Yararlı mavi ışık güneşten gelen ışık dalgalarında bulunur ve gün içinde vücudumuzun ürettiği melatonin seviyesini dengeler ve bu sayede dikkat eksikliğimiz azalarak uyku düzenimiz dengelenir. Teknolojinin gelişmesiyle birlkikte hayatımızın bir parçası olan mavi ışık ise zararlı olandır. Sabah uyandığımızda elimiz direkt telefona gidiyor, belki saate bakıyoruz belki maillerimize belkide sosyal medyaya. Güne ilk olarak telefondan yayılan mavi ışığa maruz kalarak başlıyoruz. Eğer çalışıyorsak veya öğrenciysek günün büyük bir çoğunluğunu gene tabletlerle ve bilgisayarlarla geçiriyoruz. Daha sonra eve geldiğimizde uzun süreler televizyon izliyoruz veya yatana kadar telefonlarımıza bakıyoruz üstelik parlaklığını kısmıyoruz hatta karanlıkta bu cihazları kullanıyoruz. Peki ya yaşlı insanlar? Onlarda bütün gün hem televizyon izliyorlar hemde hareketsiz olarak koltukta oturuyorlar veya yatıyorlar. Bir yandan kaslarını kaybeden kişiler bir yandanda bu denli mavi ışığa maruz kalıyorlar. Sirkadiyen ritmimizin "Buradan Sirkadiyen Ritim Yazısına Ulaşabilirsiniz" bozulmasını sağlayan mavi ışık dolayısıyla vücudumuz gece gündüz arasındaki farkı algılayamıyor ve normal saatinde uykumuz gelmediği gibi sabahlarıda uyanmakta zorluk çekiyoruz. Baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik ve göz rahatsızlıkları gibi sağlık sorunları ortaya çıkıyor. Aynı zamanda kolajen ve elastin kaybına uğrayan cildimiz erken yaşlanma ve sarkma sorunu yaşayabiliyor. Gözlerimizide direkt olarak etkileyen mavi ışık özellikle lens kullanıyorsak göz kuruluğunu önemli miktarda arttırıyor. Göz numaramızın sürekli artmasına ve ilerleyen yaşlarda katarakt olmasınada zemin hazırlıyor. Sarı nokta ve göz kanseri gibi hastalıklarada sebebiyet verebilmektedir. Mavi ışığın etkilerinden korunmak için neler yapabiliriz ? Mavi ışık yayan elektronik cihazların kullanım sıklığına dikkat etmeliyiz. Cihazlarımıza mavi ışık önleyici programlar yükleyebiliriz. Eğer mutlaka bu cihazları kullanmamız gerekiyorsa gece gündüz farkına göre parlaklığını kısmalı veya arttırmalıyız. Elektronik cihazlarımızın gün batımı modunu aktif etmeliyiz. Bu sayede güneş battıktan sonra ekran ışığımız sıcak bir tona dönüşecektir. Cildimizi düzenli olarak nemlendirmeliyiz. Gözlüklerimizin camını mavi ışık filtreli seçmeliyiz. Aynı zamanda Sarı veya turuncu camlı gözlük kullanarak gece-gündüz dengesini beynimizin doğru şekilde algılamasını sağlayabiliriz. Bu sayede mavi ışığa maruz kalsak bile gözlük camımızın rengi ve filtrasyonu sayesinde sirkadiyen ritmimizin bozulmamasını sağlayabiliriz.
-
Bioenerji temelli bütünsel bir uygulamadır.
Bu hizmet, herhangi bir tıbbi, medikal veya psikoterapötik müdahale içermemekte olup, sağlık hizmeti kapsamında değerlendirilmemektedir. Bioenerji danışmanlığı, teşhis, tedavi veya tıbbi yönlendirme sağlamaz. Amaç, bireylerin enerji dengelerini destekleyerek sağlıklı ve zinde bir yaşam sürmelerine katkıda bulunmaktır.
Eğer bir sağlık sorununuz varsa, lütfen doktorunuzla veya en yakın sağlık kuruluşuyla iletişime geçiniz. Bu uygulamalar tıbbi bir yöntem değildir ve sağlık sorunlarına alternatif olarak değerlendirilmemelidir.