Nedir Bu Mavi Işık?

Mavi ışığın yararlı ve zararlı iki farklı türü bulunur. Yararlı mavi ışık güneşten gelen ışık dalgalarında bulunur ve gün içinde vücudumuzun ürettiği melatonin seviyesini dengeler ve bu sayede dikkat eksikliğimiz azalarak uyku düzenimiz dengelenir.

Teknolojinin gelişmesiyle birlkikte hayatımızın bir parçası olan mavi ışık ise zararlı olandır. Sabah uyandığımızda elimiz direkt telefona gidiyor, belki saate bakıyoruz belki maillerimize belkide sosyal medyaya. Güne ilk olarak telefondan yayılan mavi ışığa maruz kalarak başlıyoruz. Eğer çalışıyorsak veya öğrenciysek günün büyük bir çoğunluğunu gene tabletlerle ve bilgisayarlarla geçiriyoruz. Daha sonra eve geldiğimizde uzun süreler televizyon izliyoruz veya yatana kadar telefonlarımıza bakıyoruz üstelik parlaklığını kısmıyoruz hatta karanlıkta bu cihazları kullanıyoruz.
Peki ya yaşlı insanlar? Onlarda bütün gün hem televizyon izliyorlar hemde hareketsiz olarak koltukta oturuyorlar veya yatıyorlar. Bir yandan kaslarını kaybeden kişiler bir yandanda bu denli mavi ışığa maruz kalıyorlar.

Sirkadiyen ritmimizin "Buradan Sirkadiyen Ritim Yazısına Ulaşabilirsiniz" bozulmasını sağlayan mavi ışık dolayısıyla vücudumuz gece gündüz arasındaki farkı algılayamıyor ve normal saatinde uykumuz gelmediği gibi sabahlarıda uyanmakta zorluk çekiyoruz. Baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik ve göz rahatsızlıkları gibi sağlık sorunları ortaya çıkıyor. Aynı zamanda kolajen ve elastin kaybına uğrayan cildimiz erken yaşlanma ve sarkma sorunu yaşayabiliyor.

Gözlerimizide direkt olarak etkileyen mavi ışık özellikle lens kullanıyorsak göz kuruluğunu önemli miktarda arttırıyor. Göz numaramızın sürekli artmasına ve ilerleyen yaşlarda katarakt olmasınada zemin hazırlıyor. Sarı nokta ve göz kanseri gibi hastalıklarada sebebiyet verebilmektedir.

Mavi ışığın etkilerinden korunmak için neler yapabiliriz ?

Mavi ışık yayan elektronik cihazların kullanım sıklığına dikkat etmeliyiz.

Cihazlarımıza mavi ışık önleyici programlar yükleyebiliriz.

Eğer mutlaka bu cihazları kullanmamız gerekiyorsa gece gündüz farkına göre parlaklığını kısmalı veya arttırmalıyız.

Elektronik cihazlarımızın gün batımı modunu aktif etmeliyiz. Bu sayede güneş battıktan sonra ekran ışığımız sıcak bir tona dönüşecektir.

Cildimizi düzenli olarak nemlendirmeliyiz.

Gözlüklerimizin camını mavi ışık filtreli seçmeliyiz. Aynı zamanda Sarı veya turuncu camlı gözlük kullanarak gece-gündüz dengesini beynimizin doğru şekilde algılamasını sağlayabiliriz. Bu sayede mavi ışığa maruz kalsak bile gözlük camımızın rengi ve filtrasyonu sayesinde sirkadiyen ritmimizin bozulmamasını sağlayabiliriz.

Resim
X